Doçent Dr.Psikanalist Aysin Sinal'dan Sosyal Medyanın Hayatımız Üzerindeki Etkileri

25 Ekim 2021 Pazartesi  13:28

Özel Haber : İrem Kesim /KKTC 
Yapmış olduğu açıklamaları beğeni ve ilgiyle takip edilen Girne Amerikan Üniversitesi Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Doçent Dr.Psikanalist /PsikoterapistHipnoter Aysin Sinal Sosyal medyanın hayatımız üzerindeki etkisi konusunda Byturco Medya Yayın Grubumuza ait İnternet Gazetelerimizde yayınlanmak üzere  özel açıklamalarda bulundu
İŞTE O ÖZEL AÇIKLAMA 
Sosyal medyanın hayatımız üzerindeki etkisi
Merhaba,arkadaşlar 
Umarım güzel bir gün geçiriyorsunuz. Bugünkü yazım; sosyal medyanın hayatımıza kattığı artıları, eksileri ve eğer sosyal medyadan çıkarsam ne olur, çıkmazsam ne olur? 
Çünkü son zamanlarda bir çok insanın hayatı etkilendi. Bir çok insanın hayatı mahvoldu. Bir çok insanın hayatınada parasal yönden katkı koymuştur. İlk sorum , prensip olarak her hangi bir sebep var mı? Benim sosyal medyadan kopmam için buna da bakalım. İki sebep var biri sizin kendiniz için, kendinizin iyiliği için diğeride toplumun iyiliği için. Kendin için çünkü devamlı olarak yaptığın her şeyi veya yapılan her şeyi gözetliyorsun, okuyorsun sosyal medyada  logaritmik bir yapı içerisinde devam ediyor. Sürekli yapılan reklamlar olsun, propagandalar olsun, koyulan videolar olsun sanki durmadan kendini ona göre ayarlaman gerektiği hissine kapılıyorsun geri kalmamak, yetişebilmek için sanki bir yarış içine girmiş gibisin. Bir an bunlardan geri çekildiğini düşün büyük bir şansın olur, fırsatın olur kendi hayatını daha iyi ele almana veyahutta görmene bazı şeyleri daha iyi anlamana sebep olur fakat toplum için daha da önemli olabilir. Çünkü toplum sanki karartma perdesi altında ve devamlı toplumun her hareketi gözetleniyor sosyal medya altında insanları baya bir depresif yapabiliyor bilhassa gençliği bilhassa ergen döneminde olan çocukların üzerindeki etkisi çok büyük. Her şey gerçek değilmiş gibi baktığın zaman siyaset içine bile girebilmiş, seçimler,propagandalar sanki gerçek değilmiş gibi o etkiyi verebiliyor sanki kimyasal bir bağımlılık varmış gibi. İnsanlar bağımlı olabiliyor bir de tabii yatkınlık varsa ki bu aile yapısına,psiko dinamiklere bakıldığında çocuğun gelişim döneminde bazı takıntılar veya tamamlanmamış yarım kalmış gelişim evrelerinden dolayı saplantılar oluşması halinde bağımlılığın daha fazla olduğunu görüyoruz. Bağımlılıklar çeşitlidir alkol bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı, internet bağımlılığı var, medya bağımlılığı var. Bunun yanında seks bağımlılığı var, kumar bağımlılığı var. Tabii ki bir kaç belli başlı dev dediğimiz sosyal medya gruplarından facebook olsun, tik tok, instagram olsun kendileri açık açık söylemişlerdir. Programlarının içerisine bağımlılığı teşvik eden bir çok unsuru kattıklarını söylemişlerdir. Görüyorsunuz insan elinden bırakamıyor çünkü o bağımlılık insanın artık beynine işlemiştir. Tabii bunlar meydana getirilirken bir çok istatistikler göz önüne alarak yapılmıştır ve bir amaç var. Amaç şudur; şu kadar kitleye, şu kadar nüfusa etki ederek onları bir yere sabitlememiz, bir yere bağlamamız için ne yapılması gerekiyor? Özel eğitilmiş uzmanlar,psikologlar, psikanalistler kullanılmıştır. Daha çok bağımlılığı arttırabilmek için uzman kişiler kullanılmıştır. Medya devleri bir çok ilaveli programları kullanarak insanlara sunmuşlardır. O yüzden insanlar bu kadar bağımlı olmuştur. İnsanları manipüle etmede başarılıdırlar. Gördüğünüz gibi facebook, instagram, tik tok olsun bunlarda kullanılan emojiler, bir şey yaptığında beğenilmesi, yorumlar, üzüntünü belli etme, kızgın olduğunu belli etme bunlar hep bir düzendir. Bu düzenin içerisinde insanları daha fazla bağımlı yapmak için kullanılan bir nevi düzenektir. Uyuşturucu gibi, kumar gibi kötü değil fakat günün sonunda bir bağımlılıktır. Örneğin; özçekim (selfie) yaparken niye özçekim yapıyor? Öz çekim yapıp instagrama koyacak, internete koyacak. Öz çekim yapılırken yaşanan bir çok kazaları duyduk. İnsanlar hayatlarını kaybediyor. Neden? Sosyal medyasına koyup daha fazla beğeni kazanmak için bu da onların hayatının mahvolması anlamına geliyor. Google , facebook gibi devler sadece manipülasyonu yapmıyor , ellerinden geldiği kadar bağımlılığı arttırıcı programları katıyorlar. İnsan ister istemez kendini bunların ağında buluyor. Bu gibi sosyal medya ortamında reklam verenleri suçlamıyorum, şahsen kınamıyorum. Bunların her hangi bir art niyetli düşüncesine olmayabilir. Mesela televizyona reklam verildiği zaman sadece  iki-üç dakikalık , geçici bir şey oluyor. Bilboard reklamı verdiğiniz zaman görüp geçersiniz. İnsanlar paralar harcıyor, internet ortamında reklam veriyorlar. Dediğim gibi durmadan bunu gözümüzün önüne getiren ,bizi bunlara bağımlı yapan dev kuruluşların başındaki kişilerdir. Arama motorlarında , sosyal medya hesaplarında gezinirken takip ediliyorsun,gözetleniyorsun çünkü nereye baktığınızın, neyi araştırdığınızın farkındalar. Dolayısıyla istedikleri şekilde istedikleri şeyi önümüze çıkartıyorlar. Farkettiyseniz eğer internette bir kaç defa bir şeyi araştırdığımızda devamlı araştırdığımız konuyla ilgili reklamlara,duyurulara maruz kalıyoruz. Bu da ister istemez sizi onlara çekiyor. Hiç farkında olmadan sizi istemediğiniz sayfalarada yönlendirebilirler.Kendinizi cinsel içerikli bir sayfada bulabilirsiniz. Dikkatli olmak lazım çünkü böyle bir şeyle karşılaşırsanız yasal olmayan sayfalar programlar var. Amaçları devamlı sizleri manipüle ederek davranışınızı değiştirene kadar çalışıyorlar. Bağımlılığa teşvik,bağımlılığı kazandırma bu şekilde oluyor. Neticede farkına varmadan devamlılıktan kaynaklı ister istemez bazen onların tuzağınada düşebiliyorsun. Dikkatli olmak ve internette nerelere baktığınızın farkında olmak zorundasınız.Sosyal medya artık zararlı olmaya başlamıştır. İnsanlar çok depresif oluyorlar bununla ilgili bir çok deneyler, araştırmalar yapılmıştır hatta facebookun kendi araştırmacıları dahi sosyal medya kullanıcılarında bir çok psikolojik rahatsızlığın meydana geldiğini ortaya koymuşlardır.Konsensüs da bakacak olursak  tabii ki facebook böyle bir şeye sebebiyet verdiğini kabul etmiyor.Ergenlik dönemindeki çocukların intihar oranıyla ve sosyal medya kullanıcıları arasında büyük bir bağlantı görüyoruz. Sosyal medya neticesinde şu veya bu şekilde etkilenmiş ve bu etkiden dolayı hayatına kıymıştır. İntiharın ve intihar teşebbüsünün çoğu zamanlarda sosyal medya kaynaklı olduğunu görebiliyoruz. İklim değişimini havanın ısınmasına bağlı olarak nelerden kaynaklandığını istatistiklere bakarak bunun nereye varacağına dair bir tahmin yapabiliriz.Hemen hemen aynı ona benzer bir şey ortada bir gerçek var bu ölümlerin intiharların esas nedeni her ne kadar direkt olarak sosyal medyayla bağdaşmıyorsada bunun olduğunu görüyoruz. Bazı vakalarda kanıtlanmıştır. Manipülasyonlar olmasa sosyal medyanın yararlarıda vardır. Amaç sosyal medya kullanıcılarının zarar görmemeleridir. Eminim bu yapılabilir bağımlılık yaratan unsurlar ortadan kalkarsa. Sosyal medya eğer halkı mahvedecek bir duruma gelirse önce kendileri mahvolmuş demektir. Onlar zaten toplumdan, insanlardan besleniyorlar. Neticede topluma zarar vermeye başladıklarında bu onlara yansıyor. Bütün bunların göz önünde bulundurulması gerektiği kanaatindeyim. Facebook’un son zamanlarda ortaya attığı kişisel bilgilerin üçüncü şahıslara verileceği haberi ürkütücü bir boyuttur. Tabii ki burda esas amaç bağımlılık yaratmak ve bizleri bunlara mecbur bırakmak üçüncü şahıslara bizimle ilgili bilgileri paylaşmak nitekim geçmişte bunun yapıldığını gördük. Aynı şekilde watsap platformununda buna benzer girişimleri oldu ve  halk buna karşı çıktığı için geri adım attı.Benim üzerinde durduğum bu bağımlılıkları farketmemiz, bizi bağımlı yapmaya çalışan unsurları farkedip onlardan kendimizi uzak tutalım. İnsan beyni her hangi bir bağımlılığı ortadan kaldırabilecek bir güçtedir. Çok geniş kapasiteli bir bilinçaltımız vardır  ve böyle yaratıldık. Ben hiç bir bağımlılığa inanmıyorum,çünkü her şey beyinde bitiyor. İnsanın kendi zihninde yarattığı şeylerdir ve onları ortadan kaldırmakta yine insanın kendi elindedir. Facebookta iki türlü toplum görüyoruz. Birincisi kendi müşterileri olan toplum ki bunlardan büyük paralar elde ediyorlar. İkincisi kullanıcılar , para ödemeyenler.Koydukları bütün kurallar şirketin kendisine para kazandıracak kesimin lehine ve diğer kullanıcıları düşündükleri yok çünkü bunu görüyoruz durmadan büyük paralar elde ediyorlar,gençlik dışarda kalmak istemiyor. Çok eskilerde psikolojide yapılan bazı testler vardı. İnsanların ödüllendirmek ya da ceza vermek için ödül verilirken insanlara şeker verilirdi ama cezalandıracağı zaman elektrik verilirdi bunu yaparkende gözlemlenirdi ve belli bir süresi vardı. Sosyal medyada böyle değil.Sosyal medyada devamlı olarak çok hızlı önünüze bir şey koyuluyor ister istemez kabulleniyorsunuz, bekleme, tercih etme şansınız elinizden alınıyor ve Bağımlılık  burda başlıyor. Devamlılık davranışı bozabiliyor ve davranış bozukluğu neticesinde kişi sürekli bakmak istiyor, merak ediyor . Bununla ilgili kendinizi aydınlatmanız gerekiyor. Okumamız,araştırmamız gerekiyor.
Başka bir yazımda görüşmek üzere, kendinize iyi bakın ve hiç bir şeye bağımlı olmayın.

   



Sayfa Adresi: http://buyukantalya.com/haber/Docent-Dr-Psikanalist-Aysin-Sinal-dan-Sosyal-Medyanin-Hayatimiz-Uzerindeki-Etkileri/100128